İş Geliştirme Aparatı

Üye Ol


KOBİLERİN TEMEL SORUNLARI

   Ekonomimizin en önemli ayağı kuşkusuz kobilerdir. Küçük işletmeler olarak bakıldığında elbette ülke ekonomisi ölçeğinde çok ufak görülen işletmeler toplamda ele alındığında hem ekonomik büyüklükleri hem de sermayenin tabana yayılması açısından büyük  şirketlerden daha fazla öneme sahiptirler.

     Günümüzde kobilerin en büyük sorunu sağlıklı büyüyememeleri ve kısa ömürlü olmalarıdır. Bunun birçok farklı nedeni vardır. Ancak en önemli neden iyi niyetle yapılan çeşitli hatalardır.
Bu hataların en başta geleni ise işletme sahiplerinin profesyonel yönetici çalıştırmayı para kaybı ve/veyahut işletmelerinin kendi ellerinden çıkacağı kaygısıyla "yabancı" birine güvenmemeleridir.
 
 
   Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ülkemizde ikinci ve üçüncü kuşaklara devredilen aile şirketlerinin oranı %10’lar seviyesindedir. Bunun nedeni kurumsallaşmanın öneminin kavranamayışıdır. Oysaki kurumsallaşabilen aile şirketleri ve kobiler uzun vadeli planlamalar yapabilmekte bu da verimliliği optimum düzeye çıkarmaktadır.
 
   Maalesef günümüzde aile şirketlerini yönetenler yönetimi ve sorumlulukları paylaştırarak  verim artışı sağlanabileceğini düşünmemektedirler. Profesyonel yönetici çalıştırmadığı gibi dışardan destek almayı da eksiklik ve hatta bazen ayıp olarak görmektedirler.  Dolayısıyla yapılan hatalar devam etmektedir. Bu davranış kimi zaman ekonomik olarak haklı nedenlere dayanmakla beraber orta ve uzun vadede kazanımlar ve kayıplar göz önüne alındığında önemli bir hatadır. Dışardan destek yahut danışmanlık hizmeti alınması işletme sürecindeki hatalarımızı görebilmemizi sağlayacak dolayısıyla uzun vadede büyük kazançlara dönüşebilecektir. Ayrıca kısa vadeli kar hesapları ve buna bağlı olarak anlık kararlarla süreç yönetimi günümüz rekabet koşullarında artık mümkün olamamaktadır. Kısa vadeli kararların sonucu kısa sürede yok olan işletmeler ve her kuşakta yeniden kurulması gereken iş yerleri olmaktadır. Büyük emek ve sermaye israflarına neden olan bu durum aslında küçük ve etkin stratejik kararlar ile düzeltilebilir. 
 
   Firma sahiplerinin (patronların) en önemli hataları bir sistem kurma ihtiyacı hissetmemeleri olarak belirtilebilir. Halbuki kurulacak sistem bir çok tasarrufu da beraberinde getirecek danışmanlık hizmeti yahut dışardan alacağı yöneticinin maliyetini karşılayabilecektir.

     Özellikle aile şirketlerinde yapılan önemli bir yanlışlık da ehil olmayan aile bireylerinin is yönetiminde bulunmasıdır. Yönetim sistemi bulunmayan işyerlerinde haliyle güven problemleri doğacak ve mecburen aile bireylerinden birinin is sürecine dahil olması gerekecektir. Bu durum kısa zamanda sıkıntıları beraberinde getirirken işletmenin gidişatını etkileyebilecektir. Uzun dönemde iflasların nedeni en başta budur. Yeterli eğitim ve iş disiplininden yoksun yöneticilerin takibindeki bir firma ne kadar uzun ömürlü olabilir ki.
 
    Tabi ki kimse emek verdiği hatta hayatinin bir parçası olarak kabullendiği işin bozulmasını dağılmasını istemez. Ancak iyi niyetle yapılanlar istemeden de olsa bu olumsuzlukları beraberinde getirebilir. Önemli olan bu riskleri zamanında görmek ve buna göre tedbir almaktır. Yaşanan tecrübeler göstermiştir ki işletmeleri küçülten hatta kısmen yok eden en önemli faktörlerin başında kısa vadeli kar hesapları, profesyonel yönetimden yoksun iş süreçleri ve gereksiz babadan oğula devirlerdir. Bu şekilde alınan yanlış kararlar sayesinde bir çok insanın girişimcilik duygusu zedelenmekle birlikte ülkemizde  çok fazla olamayan sermaye de verimsiz kullanılmış oluyor.